Babamın ardından…
Bu blog, babamın ardından içimde susmak zorunda kalan sesin sonunda kelimelere kavuşmuş hâli. “Filosofos Mitatos” onun hem düşünceli, derin tarafına hem de inatla büyümeyi reddedip hep çocuk doğallığında kalma arzusuna bir selam. 12 yıl boyunca yüzleşemediğim acıya, anıların yavaşça bulanıklaşıp yok olmasından korktuğum için, artık saklanmadan bakmak istiyorum. Ve istiyorum ki bilsin herkes, bu dünyadan bir Mithat geldi geçti, hesapsızca sevdi, mertçe konuştu ve hep söyledi söyleyeceğini. Akrabalarının bize acıyarak baktığı babam, hiçbirinin erişmeye cesaret bile edemeyeceği bir hayat yaşadı, bana ve kardeşime bambaşka dünyaların kapılarını açtı. Dünya dertleriyle, parayla pulla hiç derdi olmadı, o hep bir can aradı, sohbet edip hayatın hem anlamını hem de anlamsızlığını konuşabileceği bir Can…
Ah siz, ah siz o güzelliği “sarhoş mitat” tan ibaret sananlar, ah siz bizi hor gören, bize acıyan gözler, bilemezsiniz ki bizim nasıl öylesine gerçek bir dünyamız olduğunu. Ama hiç uğraşmayın boşuna, anlamazsanız, anlamak isterseniz de cesaret edemezsiniz o anlamsız plastik hayatlarınıza dönüp bakmaya.
Yazılar

Acıyla yüzleşmenin sessiz odası
Filosofos Mitatos, yalnızca anıları kaydettiğim bir yer değil; aynı zamanda affetmenin, hatırlamanın ve kendime karşı dürüst olmanın kırılgan denemelerinden oluşan kişisel bir yol haritası.
About
Babamın Sesi Arşivi
Bu bölümde babamla yaptığımız müzik kayıtlarınını topluyorum; her biri babamın içinde hiç susmayan müziğini olduğu haliyle, provasız, saf ve korkusuzca haykırdığı anların kısacık bir hatırası sadece. Zaten hayatını da hep provasız ve korkusuzca yaşadı. Canım babam, ben varolduğum sürece bende, ben gittikten sonra da oğlumda yaşamaya devam edeceksin,
